Arıcılık, sadece bal üretimiyle sınırlı olmayan, ekosistemin devamlılığı açısından kritik bir faaliyettir. Organik tarım sisteminde arıcılık, hem ürünlerin kalitesi hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından özel kurallara bağlanmıştır. Türkiye’de ve Avrupa Birliği’nde organik arıcılıkla ilgili yönetmelikler ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu yazıda, iki yönetmeliği karşılaştırmalı olarak ele alacağız. ABD Ulusal Organik Programı (NOP) Yönetmeliği ise yazının son kısmında ele alınacaktır.
Irk ve Köken Seçimi
Organik arıcılıkta temel ilke, arıların yerel koşullara uyum sağlamasıdır. Bu nedenle her iki yönetmelikte de Apis mellifera ve yerel ekotiplerin tercih edilmesi gerektiği açıkça belirtilir. Bu uygulama, arıların dayanıklılığını artırırken hastalıklara karşı direnç geliştirmelerine de katkı sağlar. (27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(1-a) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.1)

Koloni Yenilenmesi ve Geçiş Süreci
Koloni yenilenmesi organik arıcılıkta kritik bir konudur çünkü kovanların sürekliliği buna bağlıdır.
- Türkiye’de yılda %10’a kadar organik olmayan ana arı veya oğul kabul edilebilir. Bu durumda geçiş süreci uygulanmaz. Ayrıca organik arıcılığa geçiş süreci bir yıldır.
- AB’de ise oran daha yüksektir; yılda %20’ye kadar organik olmayan ana arı veya oğul alınabilir. Ancak bunların mutlaka organik peteklerle birlikte yerleştirilmesi gerekir. Geçiş süresi 12 ay olarak belirlenmiştir.
(27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(1-b, g) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.2.2(f), 1.3.4.2)
Balmumu Kullanımı
Her iki yönetmelik de balmumunun mümkün olduğunca organik üretimden sağlanmasını şart koşar. Ancak organik balmumunun piyasada bulunmadığı durumlarda, kalıntısız olduğu kanıtlanan konvansiyonel balmumu kullanılabilir.
Burada dikkat çekici bir farklılık olarak; 27676 Sayılı TR Yön. Madde 22(5-c) de “Kovan kapağından elde edilen balmumu kullanılır.” ifadesi yer alırken, 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.2.2.(f)(iii) de ise “petek göz kapaklarından (cap) elde edilmişse” ifadesi yer alır.

“Petek göz kapakların dan elde edilen petek”arıcıların kullandığı deyimle “sır mum” yada “sır petek”tir. Üstteki resimde bal hasadı sırasında sır alımı görünmektedir.
Besleme
Organik arıcılıkta amaç, arıların kendi doğal bal ve polen stoklarıyla yaşamlarını sürdürmeleridir. Bu nedenle her iki yönetmelik de kovanlarda kışı atlatacak kadar bal ve polen bırakılmasını zorunlu kılar. Olağanüstü iklim koşulları veya afetler gibi istisnai durumlarda, sadece organik bal, organik şeker veya organik şurup ile besleme yapılabilir. (27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(1-f), (2) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.2)
Kayıt Tutma
Organik üretimde şeffaflık esastır. Bu nedenle kayıt tutma kuralları hem Türkiye’de hem AB’de ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kovanların yeri, besleme bilgileri, ilaç uygulamaları, bal hasadı ve taşınmaların tümü kayıt altına alınır. (27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(3) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.3.4.5; 1.7.12; 1.9.6.6)
Hayvan Refahı
Arıların refahı, hem etik hem de üretim kalitesi açısından önemlidir. Bal hasadı sırasında peteklerdeki arılar yok edilemez. Kraliçe arının kanatlarının kesilmesi gibi sakatlayıcı işlemler yasaktır.
(27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(3-b, c) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.4)
Kovanların Yerleşimi (3 km Yarıçapı Kuralı)
Organik arıcılıkta kovanların yerleştirileceği alan, hem ürünlerin kalitesi hem de arıların sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Bu nedenle her iki yönetmelik de 3 km yarıçapı kuralı getirmiştir.
- Türkiye Yönetmeliği: Kovanların yerleştirildiği alanın 3 km yarıçapı içinde bulunan nektar ve polen kaynaklarının, organik olarak üretilen ürünlerden veya doğal bitki örtüsünden oluşması gerekir. Ayrıca kovanlar; şehir merkezleri, otoyollar, sanayi bölgeleri, atık yakma tesisleri gibi kirlilik yaratabilecek alanlardan uzak tutulmalıdır
- AB Yönetmeliği: Benzer şekilde, kovanların bulunduğu alanın 3 km çapında, esas olarak organik bitkilerden, doğal bitki örtüsünden veya çevresel etkisi düşük yöntemlerle işlenen tarım ürünlerinden oluşan bölgeler bulunmalıdır. Çiçeklenmenin olmadığı veya kolonilerin aktif olmadığı dönemlerde bu kural uygulanmaz.
(27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(4-b, c) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.5(a,b,c))
Dilerseniz, google Earth yardımıyla, arılarınızı yerleştirmeyi planladığınız yeri merkez alarak 3km yarıçapın içindeki coğrafi öğelerin kapsamınızdaki yönetmeliğe uygun olup olmadığı konusunda fikir sahibi olabilirsiniz. Kırmızı ile işaretli olan cetvel işaretine bastıktan sonra “Daire” sekmesini seçiniz ve 3 km yarıçapı bulana kadar imleci merkez konumdan uzaklaştırınız. 3km yarıçapı görünce tıklayınız. Hepsi bu kadar.
Kovan ve Materyal Özellikleri
Organik arıcılıkta kovanların yapısı ve kullanılan materyaller büyük önem taşır. Kovanlar doğal malzemelerden yapılmalıdır. Kimyasal boya kullanımı yasaktır; yerine propolis, balmumu veya bitkisel yağlarla kaplama yapılabilir. Zararlılarla mücadelede rodentisitler (sadece tuzaklarda) ve izin verilen ürünler kullanılabilir. (27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(5) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.5)
Hastalıklarla Mücadele
Her iki yönetmelikte de önleyici tedbirler öne çıkar. Dayanıklı ırkların seçilmesi, düzenli kontroller ve hijyen uygulamaları esastır. Varroa destructor ile mücadelede formik asit, laktik asit, oksalik asit gibi organik asitler ve mentol, timol, okaliptol, kafur gibi doğal maddeler kullanılabilir. Kimyasal allopatik ilaçlar ancak son çare olarak kullanılabilir; bu durumda koloniler izole edilir ve yeniden geçiş süreci başlatılır.
(27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(6) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.3)
ABD Ulusal Organik Programı (NOP) yönetmeliğine göre ise; Organik hayvancılıkta kullanılmasına izin verilen sentetik maddeler in tanımlandığı § 205.603 ün (b)(3)üne göre; Formik asit (CAS # 64-18-6)—sadece bal arısı kovanlarında pestisit olarak kullanılmak üzere izin verilir ve yine § 205.603 ün (b)(8) maddesine göre; Oksalik asit dihidratı—sadece arıcılıkta pestisit olarak kullanılır.
İstisnai Durumlar
Burada iki yönetmelik arasında belirgin farklar vardır.
- Türkiye’de: Sağlık, afet veya iklim koşulları nedeniyle kovanların yeniden oluşturulmasına veya organik olmayan beslemeye izin verilebilir.
- AB’de: Arıcılık faaliyetleri ile ilgili olarak TR yönetmeliğindekine benzer istisnai durum tanımlaması yoktur. Hatta tam aksin üye devletler, organik arıcılığın uygulanamayacağı bölgeleri belirleyebilir. Bu alanlarda yapılan üretim organik kabul edilmez.
(27676 Sayılı TR Yön.-Madde 22(7) , 2018/848 Sayılı AB Yön.-Ek II, Böl.II, 1.9.6.5(i)) - ABD Ulusal Organik Programı (NOP) Yönetmeliği’ ne Göre Arıcılık;
ABD Ulusal Organik Programı (NOP) Yönetmeliği’nde, TR ve AB Organik Tarım yönetmeliklerinde olduğu gibi kapsamlı arıcılık kuralları tanımlanmamıştır. Sadece “Hastalıklarla Mücadele” başlığında anlattığımız ve kullanımına izin verilen 2 adet sentetik maddeden bahseden § 205.603(b)(3) ve (b)(8) maddeleri mevcuttur. Ayrıca 10 Şubat 2025 tarihinde USDA Tarım Pazarlama Servisi tarafından yayınlanan “USDA Organic Regulations Standards Update” isimli sunumda USDA NOP a uygun arıcılık uygulamaları hakkında bilgilendirmeler sunmaktadır. Bu tabii ki zorunlu doküman değildir. Her zaman hatırlattığımız gibi esas olan Kontrol ve Sertifikasyon kuruluşunuzla yapacağınız bilgi alışverişidir.
Sonuç
Organik arıcılık, hem Türkiye’de hem Avrupa Birliği’nde detaylı kurallarla düzenlenmiştir. Genel çerçevede benzerlikler bulunmakla birlikte, koloni yenilenmesi, kovan yerleşimindeki 3 km yarıçapı kuralının uygulanışı ve istisnai durumlar gibi konularda farklılıklar göze çarpmaktadır. Bu farklılıkları bilmek, hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük önem taşır. ABD için ise durum farklıdır. Yönetmelikte nerdeyse arıcılık hakkında bilgi olmamasını eleştiren çok sayıda forum ve benzer platformlarda yazılmış makaleler mevcuttur.
